Belgeseller Neden Eğitim Sistemi İçinde Değil?

Yanni – Nostalgia

Türkiye’de, okullarda okutulmak üzere kitap listeleri hazırlanıyor. Ben hazırlanan bu listeleri iyi niyetle yapılan fakat güncelliğini yitiren, etki gücü buharlaşmış çalışmalar olarak görüyorum. Ciddiyetle takip edilmediği, okumaları yönlendirmediği çok açık.

Listelerde öğrenciler için evreni bilimsel ve sosyal bir bütünlük içinde açıklayan hiçbir kaynak yok. Ansiklopedi yok. “Şimdiki gençler için, yukarıdaki söylediklerinle çelişip, ciltlerce ansiklopedi okutulmasını mı istiyorsun?” demeyin. Bilgi edinmeyi, sistematik çalışmayı bilmeyen insanların akademik çalışmalar bitirdiğine hiç şahit olmadınız mı? Kaç kişi düşüncelerini akılcı bir şekilde organize edebiliyor? Hiç ansiklopedi okumayan birinin bu becerilerinin güdük kalacağını düşünüyorum.

1943’te ilk cildi yayımlanan, İnönü’nün büyük gayretleriyle başlatılan, cumhuriyetimizin ilk ansiklopedisinin ilk cildi: İnönü (Türk) Ansiklopedisi.

Ayrıca çok genel bir tabirle “Z Kuşağı” olarak adlandırılan gençlerin, diğer kuşaklardan farklı bir sosyolojisi var. Alışıldıktan farklı bir gerçekliğin içinde, farklı bir edebiyat üretiyorlar, üretecekler. Tabii ki klasik mertebesine eren eserler güncel kalacak, ama hazırlanan bu listeler yeni kuşağı yakalamaktan uzak düşmeye yazgılı doğuyor.

Z Kuşağı Habitatı.

Bunlar çok genel sızlanmalar oldu. Fakat böyle listeler aklıma her geldiğinde kendimi sızlanmaktan alıkoyamıyorum. Mesela bilginin bu kadar görselleştiği dünyada eğitim sistemimiz öğrencilere belgesellerle ulaşmayı aklının ucuna getirmiyor. İlköğretim için ayrı, ortaöğretim için ayrı belgesel listeleri çıkartılıp, ciddi şekilde okullarda öğrencilerle çalışılamaz mı?

Biraz düşününce, şu sonuca eriyorum: Ancak hükümete gelen siyasal organizasyonun kendi dar kalıplarını öğrencilere zorla dikte etmediği ülkeler bu basit çalışmayı başarabilir. Çünkü edebiyat okuma listeleri hazırlamak kolay; kanıtlanabilir gerçekleri cesurca ortaya koyan belgeselleri izletmeye gelince, bunu başarabilecek gelişmişlikte bir ülke olmak zorunluluğu işin içine giriyor.

Popüler bilimin yüz akı, önemli bilim insanı, büyük insan Carl Sagan, kendi kitabından uyarlanan Kozmos’u sunarken.

Bu iş benim kararıma kalsaydı öğrencilere muhakkak izleteceğim bazı belgeseller var elbette: İçinizdeki Balık-Sürüngen-Kuş, Muhteşem Bir Kaya, Tanrı’nın Hikayesi, İnsan Gezegeni, Dünya Gezegeni, İnsanoğlu, Andrew Marr’ın Büyük Dünya Tarihi, Tanrı’nın Tarihi, Evren Hakkında Her Şey, Şeytanın Tarihi, Kozmos (Carl Sagan), Vahşi Kırlar, Kozmos (Neil deGrasse Tyson), Toprağın Tuzu, İnsan, Yuva; Tüfek, Mikrop ve Çelik; Baraka, Samsara; Demir Kırat-12 Mart-12 Eylül-Özal’lı Yıllar-28 Şubat-Türkiye’nin İlk Yüzyılı (32. Gün Belgesel Serisi)… Bu belgesellerin veya benim de bilmediğim başkalarının izletilmesi, sorgulama becerisini diri tutacaktır. (Yeri geldikçe bu belgeseller hakkında da yazmak istiyorum.)

Ülkenin siyasi ortamını iyi tanımak için, Demir Kırat’tan itibaren tüm 32. Gün Belgeselleri izlenmelidir.

Önce sorgulama becerisini edindirmeliyiz çocuklara, akılcı ve bilimsel düşünmeyi öğrenen her insan kendi yolunu bulabilir çünkü. Öğrencileri bir düşüncenin veya liderin askeri değil, özgür bireyler yapmaya karar veren ülkelerin dünyada “huzurlu mıknatıslar” olmasının sebebi de budur. Şahsen çevremden kimsenin otoriter ve antidemokratik ülkelerde yaşamaya imrendiğini duymadım, en otorite eğilimli insandan bile duymadım bunu.

Demokrasi: Her renk, çok huzur.

Bu durum insanların düşünceleri ve davranışları arasındaki muazzam uçurumu açığa çıkarıyor. Ama bundan da öte, evrensel istendik durumları da gösteriyor: Herkes özgür, gönençli, dürüst, güvenli ülkelerde yaşamak istiyor. Nasıl bir toplum istediklerini, toplumumuzun politika üretenlerine sorsak, onlar da saydığım özelliklere sahip bir gelecek hayali sunarlar. Fakat Türkiye’nin politika üreticileri de hakkında konuştukları hayali ülkelerinin insanını yetiştirme konusunda ciddi adımlar atmıyor. Kimsenin buna niyeti yok. Tüm aktörler kendileri gibi insanlar yetiştirmek istiyorlar. Ülkem adına iç karartıcı bir durum.

Elbette sayıp döktüğüm belgeseller, ve başkaları da, sadece birer kıvılcımdır. Ateş nerede tutuşur, bilinmez. Dünya yeni bir yere doğru akıyor ve yeni nesil bu akışı eski nesillerden çok daha iyi anlıyor. Yine de desteğe ihtiyaçları var. Bu desteğe her neslin ihtiyacı vardır, yaşlıların toplumdaki rolü çalışma hayatları bitince noktalanmaz. Avrupa Birliğinde emeklileri gönüllü çalışmaya teşvik eden sosyal programlar var. Sadece emekliler değil, toplumun tüm yaş grupları gönüllü faaliyetlerde görev alıyor. Türkiye’de bu çok çok yetersiz seviyede. Türkiye’de toplanan bağış miktarları bile son derece az. Halbuki kendimizi çok merhametli, eli açık, yardımsever sanıyoruz. Dünyayı tanımayınca, sınırları dışındaki ve sınırları içindeki “diğerlerini”, “kendi gibi olmayanları” düşman görünce bu körlük doğuyor. Kendi dar dünyasına aşık bir şekilde yaşamak kimseye bir şey sağlamıyor. Bunu aşmanın yolu, çocuklarımıza kendi ülkesini ve dünyayı tanıtmaktan geçiyor. Şükür ki artık internet var da, dağ köylerinde bile insanlar dünyanın kendilerine inandırıldığı gibi olmadığını ellerindeki ekranlardan açık seçik görüyor.

Yukarıda saydığım ve daha da çoğaltılabilecek belgeseller bu açıdan bir fırsat veriyor insana. Bu belgeseller belli bir sıra içinde, bir ders kapsamında çocuklara izletilse, çocukların belgeseller üzerine araştırma ve tartışmalar yapmalarına imkan verilse, denemeler yazdırılsa, bu belgesellerden yola çıkarak ileri okuma ve izlemeler planlansa, çocuklar için mevcut müfredatın ötesinde kazanımlar elde edilebilir. Fakat dünyada, çoğunlukla, böyle bir eğilim yok. Bizde ise hayal.

Köy enstitülerini, bizi sevmeyenler kapattı. Dünyayı bilmeyelim istediler. Kendi emelleri uğruna ölen nesiller beklediler.

Fakat söylediğim gibi, burada temel bir açmaz var: Aydın, güçlü, özgür bireylerden kurulu bir dünya mı isteniyor yoksa cahil, düşünmeyen, nefret dolu emir erlerinden oluşan ordular mı?

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s