Hiç Mit Yok

David Lanz – Cristofori’s Dream.

Geçen hafta gizem duygusunun yok oluşu hakkında yazmıştım: Hiç Gizem Yok. Bu hafta da, kanıtlanamayan gizemlerin doğrulanamayan söylentilerle evliliğinden doğan çocuklar hakkında yazacağım. Mitlerden bahsediyorum.

Bilgiye erişimin çok kolay ve yaygın olduğu zamanları yaşıyoruz. Hemen herkesin internet erişimi var. İnsanlar kendilerine sunulan konu hakkında hızlıca araştırma yapabiliyorlar. Hakkında kanıt bulunmayan, bulunan kanıtlar şüpheli veya yanlı olan konular, dalga konusu haline gelebiliyor. Sosyal veya geleneksel medyada yer alan haber ve söylemlerin doğruluğu hakkında raporlar yayımlayan internet siteleri var. teyit.org, dogrulukpayi.com bunlardan ikisi.

Dünya bu bilgi erişim hızıyla asla aynı yer olarak kalamayacak gibi görünüyor. Bu bir paradigma değişimidir. Geçmişin dinlerini mitolojiye çeviren düşünürleri; efsaneleri çizmeleriyle ezen maceracıları yaratan “eski” paradigmanın gelişerek yıkılmasıdır da aynı zamanda. Bu yeni paradigma, dünyanın tamamı için konuşursak, tam manasıyla egemen durumda değil. Uygar ülkelerde bile yeni yeni çoğunluk duruma geliyor. Fakat yayılımı her geçen gün hızlanıyor ve önüne kattıklarını süpürmeye devam ediyor.

Değişim kolay olmayacaktır. Her insanın içindeki aidiyet arayışı, korku duvarı, gizem dürtüsü eski mitleri yaşatmaya, yenilerini doğurmaya devam edecek. İnsanlar somut olarak varlıklarını deneyimleyemedikleri fakat kendilerine teselli veren mitleri terk etmekte yavaşlar. Ama bir şeylerin ters gittiğinin farkındalar, çelişkilerin huzursuzluğu, tüm bastırma girişimlerine rağmen içlerinde büyüyor. Veya hala söylentilerle, sahte kanıtlarla, büyük ama temelsiz iddialarla kalabalıkları yönlendirmek mümkün. Çünkü insanın aidiyetini sürdürebilmek için yadsıyamayacağı bir gerçek, haykıramayacağı bir yalan yoktur. İnsanın mevcut durumunu koruma dürtüsü o kadar güçlüdür ki, kendini bilerek cahil bırakma davranışı korkunç bir dirence de sahiptir.

Pablo Picasso, Bir Çift, 1904.

İnsanoğlunun dini, ideolojik ve milli kimliklerinin rastlantısallığı somut bir gerçektir. Kendim için konuşacak olursam, ailem bulundukları yerleşimde değil de yirmi kilometre ötedeki başka bir köyde doğmuş olsaydı, ben bambaşka dini ve ideolojik kimliklerle hayata başlayacaktım. Aynı yörenin yirmi kilometre mesafeli iki yerleşim birimi arasındaki farklılık inanılmazdır. Ama kimlikler farklı olsa da davranış örüntüleri tamamen aynıdır. Polonya’da doğduğu için Leh Milliyetçisi ve sıkı bir Katolik Hristiyan olan bir kişi; aynı biyolojik hazırlıkla ve zihin yapısıyla Mısır’da doğmuş olsaydı sıkı bir Sünni Müslüman ve Arap Milliyetçisi olması kaçınılmaz olurdu. Hatta aynı fanatik kişi 1925 yılında Moskova’da doğsaydı kolaylıkla hızlı bir Bolşevik’e, Ateist’e dönüşebilirdi.

İnsanlar isimlerin değiştiğini ama davranışların aynı kaldığını gördükçe, yerel mitlere olan inançlarını da kaybediyorlar. Hoşgörü ve farklılıklara saygı kültürü, bu iklim içinde yeşeriyor. İnsanların anlamsız düşmanlıklarla boğulması kendi çıkarlarına olanlar ne kadar nefret yaymaya çalışsalar da bilgi, mitin önünde büyümeye devam ediyor.

Nedir bu içinde dönüp durduğumuz?
(Bilinmeyen Çizim)

Ayrıca gerçek hayatla mitler arasındaki makas her geçen gün açılıyor. Somut veriler, söylentilere karşı katı gerçekliklerini ortaya koyuyor. İnsanlar inandıkları gibi yaşamamaya, yaşadıkları gibi inanmamaya devam ettirmeyi bir süre daha sürdürebilirler. Fakat uzun vadede somut durum her zaman soyutu yenmiştir. Yine aynısı olacak gibi görünüyor.

Mitler iddialarının, söylemlerinin altını dolduramadıkça yok olma süreçleri hızlanıyor. Tatmin edileyen merak kalmamakta. Kanıtlanamayan olay ve olguların gerçeklik dışı olduğu yaklaşımı zihinlere yerleştikçe, bu konular konuşulmaya değer görülmedikçe, ispat edilmesi imkansız mitlerin de yaşama şansı azalacaktır. Her mit geçmişi kutsar, lakin geçmiş de aydınlatılıp çözümlenmekte. Şimdide tutunamayan, geleceğe kaçamayan mitlerin, sırtlarını dayayacak geçmiş de bulamadığı günler başlamış durumda. Tersine çevrilemeyecek bir sürecin içerisindeyiz, kimsenin kestiremediği sonuçlarını da hep beraber göreceğiz.

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s